FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 24 Mayıs 2021 45 Görüntüleme

Aşı Olmayacağım Çünkü,… devamı haberimizde

Bilim sorgulamayı gerektirir.  Lakin akıl tutulması yaşayan bir topluma hiçbir şeyi anlatamazsınız. Hele beyni uyuşturulmuş ve buna mukabil kendini bir de biliyor zanneden bir kitleye dil dökmeniz boş.

Son iki senedir yaşananlar gösterdi ki, kitlelerin önemli bir kısmı düşünmüyor. Kitlelerin önemli bir kısmı TV’de Survivor izleyip, hayatta sınıfta kalıyor. Üniversite mezunu onca gencimiz var ama belki de yarıdan fazlası işsizliğin getirdiği rehavetle Güldür Güldür stüdyolarının bayat esprilerinin bağımlısı olacak derece IQ’sunu anlık zevkine bağlamış. Araştırmıyorlar ama medyanın telkinleri ile marka gördükleri kişilerin araştırmalarını mutlak kabul ediyorlar. Okumuyorlar ama yine kendileri için standart okumuş tipi haline getirilenlerin okumuşluğuna imrenip kendilerini okumuş sayıyorlar. Bu ülkede eziklik psikolojisi Osmanlı Devleti’nin gerileyişinden beri vardı. Ama hiç bu kadar değerli hale geldiği görülmemişti. “Ekşi Sözlük” bu ezikliğin bir değer olarak zirveye taşındığını görmeniz bakımından eşsiz bir mecra. Sözlük yazarlarının çoğu magazinsel olayların peşinden gidip, sadece magazinsel vakalar için yamuk tuttukları kalemlerini oynatmalarına rağmen, şaşı baktıkları kişi ve olayların kusurlarını yazmak için dillerini dişleri arasına sıkıştırıp klavyede parmak oynatırken, bu kişi ve olayların daha ayrıntılı yönlerini ele almak için bir itki bulamıyorlar kendilerinde. Bulamadıkları gibi bir de bu beceriksizliklerinin faturasını ele aldıkları şeylere yamayıveriyorlar. Ergence bayağı bir macera deyip geçebiliriz bu yapılanlara. Ama artık bu bayağılık her yerde.

İki yıldır dünya maskeli-mesafeli-hijyenli adeta bir askeri protokol kıskacına alınırken dahi bu aymazlık ve boş vermişlik düşündürücü değil mi? Kendi haklarını hiç sorgulamadan terk edip, ardından futbol fanatizmine, Netflix dizi zevkine dönmeyi konfor zanneden bu beyinsizliliği bir gün tarih yazar; eğer bir gün tarih yazıcıları da sansürlenmiş olmazlarsa.

Sahi ,bugün filmi film gibi izlerken hayatının filme dönüştürüldüğünün farkındalığına varıp Rapunzel uykusundan uyanan kaç kişiyiz? Günaydın. Maalesef Yeni Normaldesiniz.

“Dünya’ya gerçekten neler olmuş?” sorusunu sormayacak mısınız? Sahi ya, en son çok korkup başınızı Tv’nin kumandası ile ekranı arasına sıkıştırdığınızı unutmuştum. Orada şöyle şeyler dönüyordu:

“100.000 nüfusa karşılık gelen haftalık vaka sayısı en çok artan illerimiz Düzce, Çanakkale, Zonguldak, Yozgat ve Yalova. Azalan illerimiz ise Kırklareli, Kilis, Samsun, Osmaniye ve Adıyaman. Vaka sayısı artış hızı azaldı. Vaka sayıları da tedbirlerle birlikte azalacak.”

Ama biliyorum, sizin için sorular devam ediyordu: “Bugün kaç kişi ölmüş? Kaç kişi iyileşmiş?”

Biraz sorgulamaya başladığınıza göre gerçeği hafif tabletler halinde ufak haplara yuvarlayıp verebiliriz sizlere. Öncelikle çok korkutuldunuz. O kadar korkutuldunuz ki, korkunuz gerçeği sizden gizledi. Çünkü korkutulmasaydınız yola gelmeyecek, özgürlüklerinizden taviz vermeyecektiniz.

Bakın İngiltere’de karantinanın uygulanmasında payı olan bir doktor Telegraph gazetesine nasıl içini dökmüş:

Şimdi artık korkmadan bakmanız gerekli yeni meseleleriniz var. Özgürlüklerinizi gasp eden yeni meseleler. Ama daha da önemlisi sağlığınız gerçekten ipotek altına alacak meseleler. İşte gerçekten korkmanız gerekenler bunlar.

Nobel ödüllü virolog Luc Montagnier’in videosu karşınıza hiç çıkmadı mı? Açıklayayım: Çünkü sansürleniyor.

Çünkü bu korkuyu size asıl korkunç olanı şeker kılığında dost görmeniz için yüklediler. Yani, bilmem anlatabildik mi? Sizin şu an çare diye hoplaya zıplaya kabul ettiğiniz her şey korkunç aslında.

Bunun planlı olduğunu söylediğimizde, buna inanmamanız için “komplo teorisi” konseptiyle gerçeği bayağılaştırmak da bu planın bir parçasıydı. Böylece gerçeğin gözden kaçırdığınız kısmına işaret edenlerle medyada alay edilecek, böylece kitleler gerçeği şaklabanlık, şaklabanlığı bilgelik olarak görerek uyutulmaya devam edileceklerdi.

Virolog Vanden Bossche’nin bu videosunu İnstagram ve Youtube de yayınlarsanız kanalınız sansürlenecektir. İşte bilimin geldiği son nokta! FAŞİZM.

Yine de, sizler gibi çokça kişi uyanırsa, bu sefer ağır bir sansür politikası uygulanacak, alanı tıp, biyoloji, viroloji olanlar dahi sosyal medyada konuşturulmayacak, bunların videolarını yayınlayanların videoları silinecek, gerekirse hesapları kapatılacaktı. Sadece Bill Gates konuşacaktı.  Fahri doktora haricinde doktorluğu olmayan şu Microsoft’un sahibi hırslı adam. Tıpçı değildi ama konuşacaktı. Doktor değildi ama konuşacaktı. Alanlarında konuştukları halde susturulanlar gibi sansürlenmeyecekti. Çünkü para konuşur!

Bu video da İnstagram için sansürlü. Sizin sağlığınızı sizden çok düşündükleri için olabilir.

Şimdi yeni uyanmış o gözlerinizin içine bakarak sormak istiyorum: Tüm bunların gerçek bilim adına yapıldığından hala emin misiniz?

Hits: 6

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.