FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Haberler, Politika 11 Aralık 2021 169 Görüntüleme

Elazığ CHP’de hukuk yerle bir, CHP eski milletvekili Ali özcan’dan Gürsel Erol ve yeni yönetime Hak hukuk Adalet göndermesi..

26.Dönem CHP  İstanbul Milletvekili Ali Özcan, üç ay önce yapılan CHP Elazığ İl Başkanlığı Kongresi’nin hukuksuz ve şaibeli  olduğunu ifade ederek, halk isterse Elazığ Milletvekili Adayı olacağını açıkladı.

Elazığ ve Türkiye siyasetinin sayılı isimlerinden olan Ali Özcan, Elazığ’da bir sohbet toplantısı düzenledi. Yoğun bir katılımın olduğu toplantıda, yaklaşık üç ay önce gerçekleşen CHP Elazığ İl Başkanlığı Kongresi değerlendirildi. Kongrenin, şaibeli ve hukuksuz bir şekilde yapıldığını ifade eden Ali Özcan, yeni bir kongre sürecini başlatmak için, mücadele edeceklerini açıkladı. Toplantıya katılan CHPliler de, CHP Elazığ İl Kongresi’nin, hukuksuz ve şaibeli olduğuna vurgu yaparak Ali Özcan önderliğinde, yeni bir kongre yapılması için çalışacaklarını dile getirdiler. Toplantı sonrasında gazetemize özel değerlendirmelerde bulunan Özcan; Elazığ halkının talep etmesi halinde, Elazığ’dan milletvekili adayı olacağını kaydetti. Türkiye gündemine ilişkin de, değerlendirmelerde bulunan Özcan, ekonomiden ittifak görüşmelerine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.

“Burada Bir Haksızlık Ve Hukuksuzluk Var”  

Kongre öncesinde, delegelerin hukuksuz bir şekilde ihraç edildiğini dile getiren Ali Özcan; “Cumhuriyet Halk Partisi, sosyal demokrat bir partidir. Kongreler biz de, demokrasinin siyasi alanda işlediğinin göstergeleridir. Ama, kongrelerde demokrasiye ve hukuka aykırı en küçük bir şey bile yapılmaması lazım. Kongrelerin tamamen tarafsız bir ortamda yapılması lazım. Delegeler üzerinde  iradelerini engelleyecek bir baskı kurulmaması gerekiyor. Partimizin tüzüğünde, birey hukuku diye bir maddemiz bulunmaktadır. Delegeler, birey hukuku ile kendisini yönetecek olanları seçer. Çok önemli bir maddemiz daha var. O da; sade bir üyemiz, ilçe başkanlığından tutunda, genel başkanlığa kadar,yönetim mekanizmalarının hepsine üye olabilir. Bütün bunları tüzüğe yazmışız, ancak eksiğimiz var. O da şudur; genel merkez yöneticilerini ve il başkanlarını seçen delegeler, her nedense; Elazığ örneğinde olduğu gibi, il başkanını seçemiyor. Burada; demokrasiye bir müdahale var. Elazığ’da 167 delegemiz vardı. Evvella, kanunsuz bir şekilde disiplin kurulunu düşürdüler. Disiplin kurulunun başına; her dönem bir yerde olabilen, birini getirdiler. Bu kişi bir dönem başka bir partiye de gitti. Bu tip insanları lazım olduğunda çağırırlar, kullanırlar. Sonra da gönderirler. Bu kişi vasıtasıyla 52 delegeyi ihraç ettiler. Burada; bir haksızlık ve hukuksuzluk var. Burada, kongre delegelerinin oy hakkını gasp etme var. Net olarak ifade etmek gerekirse; Delegelerin oy hakkını gasp ettiler.” dedi.

“Bu Yanlışın Düzeltilmesini İstiyorum”

Şaibeli olduğunu ifade ettiği, il kongresi ile ilgili olarak değerlendirmelerini sürdüren Özcan, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; “Partinin abisi vasfıyla ve siyasette de, kimsenin ipoteğinde kalmayan bir siyasetçi olduğum için, böyle haksızlıklara, tahammül edemiyorum. Dolayısıyla; Elazığ’da yaşanan, bu hadiseye canım sıkıldı. Ancak kongre aşamasında, seçimlere müdahale etmenin sıkıntı yaratacağını düşündük. Kongreye gelip müdahale etsem; taraf görüntüsü oluşacaktı. Hal bu ki benim tarafım kişiler değildir, Bizim tarafımız; demokrasi, hukuk, adalet, parti tüzüğü, partimizin ilke ve ideolojisidir. Biz ülke genelinde; demokrasinin gasp edildiğini ve ayaklar altına alındığı ifade ediyoruz. Türkiye’ye demokrasi getireceğiz diyoruz.  Ancak yarın biri bize döner; siz daha parti içine, demokrasiyi getirmeden Türkiye’ye demokrasiyi nasıl getireceksiniz? Diye sorarlarsa ne yapacağız? Bu nedenle; ben bu yanlışın düzeltilmesini istiyorum. Bu noktada, gerçek anlamda çok kararlıyım. Benim, kişilerle bir işim yok. Şahıslar beni alakadar etmiyor.”

“Kongre Meşru Bir Kongre Değildir”

Disipline sevk edilen delegelerin görevlerine geri iade edilmesini isteyen Özcan, “Diyelim ki;  bu yanlıştan dönüldü ve disipline sevk edilen 52 kişinden ihraç edilmesi gerekenler, ihraç edildikten sonra geri kalanı iade edildi. Bu uygulama sonrasında da, yeniden kongre olduğunu düşünelim. Ben bu kongreye gelmem. Herhangi bir müdahalede bulunmam. Demokrasiye aykırı uygulamalar ve hukuksuzluklar olmasaydı. Bugün buraya gelmezdim. Biliyorsunuz, geçen sefer de kongre yapıldı. Ancak gelmedim. Düşüncemi soranlara,  x kişisinden  yana düşündüğümü açıkladım. Bu benim en doğal hakkım. Ama müdahale hakkım yok. Ancak ortaya konan hukuksuzluklardan dolayı tarafım. Bu kongre, meşru bir kongre değildir. Bu kongre gayri meşrudur, şaibelidir. Bu şaibeli kongrenin üzerine, hiçbir politikayı inşa edemezsiniz. Bu gayri meşru kongre ile hiçbir siyasi edinim kazanamazsınız. Bu hukuksuzluk üzerine toplumda, demokrasi algısı yaratacak, bir olgu oluşturamazsınız.” ifadelerini kullandı.

 

“Solcu İnsan Hak Edilmemiş Bir Servetin Ve Hak Edilmemiş Bir Koltuğun Sahibi Olmayacak” 

CHP’nin Elazığ’da sağa kaydığı yönündeki eleştirileri de yorumlayan Özcan şu ifadeleri kullandı; “Parti, Türkiye genelinde sağa kaydı. Şayet Elazığ, tam anlamıyla sağa kaymamışsa Elazığ, partiye uyum sağlayamıyor demektir. Solculuk , genç yaşta başlar. Solculuk tırnak ucundan alınır, vücudun değişik noktalarında gelişir. Solculuğu ciğerlerinde şişirirsin. Gırtlağına basa basa ben solcuyum dediğin anda, yürek ve ses bir armoni sağlar. İşte o zaman sen solcusundur.

“Kim Adaysa Çıksın Karşıma!”

Milletvekilliği adaylığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özcan, “Ön seçim olmadan, hiçbir yere aday olmam. Elazığ’a, sandığı koysunlar, ben bütün adaylarla yarışmaya hazırım.  Ancak bazen parti bize görev verir.  Görevlendirmeye itiraz edemezsin. Çok net ifade ediyorum; İstanbul’da milletvekilliği adaylığı için ön seçim olursa girerim.  Hakkari’ye partim beni aday yapar, gider çalışırım. Elazığ için sandığı kurar, bende gelir o sandıkta aday olurum. CHP’li üyelerin, vekillerini belirlemek için  oy kullandığı seçimde, ben varım. Kim de adaysa çıksın karşıma! Elazığ’da halkımız benim milletvekili olmamı isterse, ben de bu talebi karşılarım. Öncelikle halkımız, vekil olmamı istediğini belli edecek.” ifadelerini kullandı.

“Milletvekillik Şovmenlik Değildir”

Açıklamalarının son bölümünde ise Özcan, Elazığ’ın istediği vekili tarif etti. Özcan, “Son olarak Gaziantep, Kahramanmaraş ve Elazığ ‘da acilen  kongre yaparak, bu illerde demokrasinin, yerli yerine oturtulmasını gerektiğini ifade etmek istiyorum. Halka rağmen siyaset yapılmaz. Halkın tepesine çıkarak siyaset yapılırsa, halk bir gün oradan indirmesini bilir. Elazığ, delikanlı bir milletvekili istiyor. Elazığ haysiyetli, dürüst her alanda kendisinin yanında yer alacak, kötü gününde yanında olacak, bir milletvekili istiyor. Milletvekillik şovmenlik değildir. Milletvekili yaptığını gösteren değil,yaptığını halka içselleştiren adamdır. Halk vekiline inanacak. Halk bu milletvekili benim için çalışır diyecek.” dedi.

Elazığ CHP’de neler olmuştu…

İlk günlerde beri Gürsel Erol’ün kendine karşı çıkanları tasfiye sürecine girdi, özellikle merkez ilçe başkanı Ali Özçelik’le iş tutup, kendi aralarında yeni bir disiplin kurulu oluşturdular. Kızılay’ın depremzedelere gönderdiği yardımları Gürsel Erol ve merkez ilçe başkanı Ali Özçelik’in eşi olmak üzere yandaşlarına dağıttılar. (listeler haber merkezimizde mevcut) sözde Kızılay’ın muhtaç depremzedelere vermek için Gürsel Erol’dan liste istenmiş, ama Gürsel Erol merkez ilçe başkanı Ali Özçelik ile bu yardımları muhtaç olanlara değil, kendi eşine ve daireleri parası olanlara kendi aralarında dağıtmışlardı.

Sonra ki süreçte ise oluşturdukları yeni disiplin kurulu ile Gürsel Erol’ün adayının karşısına aday olan Zeki Kaplan ve Ali Fuat Gürgöze ile beraber 52 delegenin de delegeliğini düşürüp partiden attılar. bu atılan il başkan adayları ve delegelerin savunması bile alınmadan atıldı, CHP merkez yönetimi dahi bu hukuksuz uygulamaya ne hikmetse dur demedi. İki il başkanı ve 52 delege genel merkeze bildirdikleri halde bir sonuç alamadılar ve genel merkez bu olaya sessiz kaldı. Gürsel Erol ilk Milletvekili olduğunun ilk günlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifasını dahi istemişti. Buna Rağmen CHP genel merkezi bu hukuksuz uygulamayı görmezden geldi.

Zamanında dahi yapılmayan Elazığ CHP il kongresi Milletvekili Gürsel Erol’ün isteği üzerine üç ay sonra yapıldı, delegelerle bir araya dahi gelinmez iken Gürsel Erol kongreden bir gün önce delegeleri bir yerde toplayıp rüşvet olarak yemek yedirdi. her yaptığını şovla yapan Erol Delege yemeğini basına kapalı yaptı, ertesi gün ise eski delegeleri ve basını da pandemiyi bahane edip salona almadı.

CHP 26. dönem Milletvekili Ali Özcan’ın gelmesiyle Elazığ CHP’de dengelerin değişeceği konuşuluyor. Bizde yakından takip edeceğiz..

Hits: 203

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

isMobile() && !$detect->isTablet() ){reklam14(); } else if( $detect->isTablet() ){ reklam13(); } else { reklam12();} ?>
Hazır Site by Uzman Tescil
Open chat
Haberin Adresi
Haberin Adresi
Haberin Adresi