FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 2 Aralık 2021 40 Görüntüleme

Erdoğan’a Merkez Bankası da yetişemedi, Konuştukça ülke batıyor…

Merkez Bankası, Erdoğan konuşmadan hemen önce dolara müdahale ettiğini açıkladı. Müdahale haberiyle birlikte 12,47’ye kadar gerileyen dolar Erdoğan’ın açıklamalarının ardınan 13,40 bandına kadar yükseldi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dövize müdahale etmesinin ardından faiz açıklaması yaptı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  katıldığı TRT yayınında ekonomistler tarafından ‘temel öğretiye’ aykırı olarak nitelenen ‘düşük faiz, düşük enflasyon’ söylemini yinelemesi sonrası 14.14’e yükselen dolar/TL, Merkez Bankası’nın doğrudan müdahalesi sonrası sert düştü. Merkez’in açıklaması sonrası 12.44’e gerileyen dolar. Erdoğan’n açıklamalarının ardından yeniden 13 lira bandını üzerine çıktı.

Öte yandan Erdoğan, döviz kurlarındaki hızlı yükseliş hakkında, “Kur ve fiyat artışından kaynaklanan olumsuzlukları da dikkatle izliyoruz. Kurla ilgili beklentinin rakamın seviyesi değil istikrarın sağlanması olduğunun farkındayız.” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Yatırım, istihdam ve üretim odaklı büyüme stratejisiyle yolumuza devam edeceğiz.

Milletimiz her darbenin her ara dönemin ardından yeniden kendi değerleriyle gerçek gücüyle buluşturacak kadroların önünü açmıştır.

Bir dönem önümüze terör örgütlerini sürdüler, bir dönem FETÖ’cü hainlerle saldırıya geçtiler, AB ile ABD ilişkilerimize Kıbrıs’tan Akdeniz’e kadar uluslararası alanda kaldığımız haksızlıkları saymıyorum. Bu uzun iktidar mücadelemizde her badireyi atlattık, ülkemizi hedeflerinden asla koparmadık.

Tıpkı bugün olduğu gibi ülkemizin yeni tehditlerle yüzleştiği dönemlerde birilerinin ellerini ovuşturarak sevinçle beklediklerini gördük. Bunlar her meselede böyle davrandılar. Partimizi kapatma girişiminde demokrasinin değil cuntacıların yanında yer aldılar.

Türkiye ekonomisini mahvedeceğiz diyerek değirmenlerine su taşıdılar. Türkiye artık çok olmaya başladı diyerek sinsi oyunlar peşinde koşanların figüranlığına talip oldular.

Tayyip Erdoğan dün ne dediyse bugün de aynısını söyler. Yüksek faizden ne kadar rahatsız olduğumu cümle âlem bilir. Hiçbir zaman faizci olmadım, bugün de değilim, yarın da olmayacağım. Ama siz mandacı tayfasınız. Siz son dönemde döviz kuru üzerinden yürüyen tartışmalarda aynısını yapıyorlar.”

“ÇOK BEKLERSİNİZ”

İstiyorlar ki ülke batsın, kendileri de hiçbir şey yapmadan gelip iktidara otursun. İstiyorlar ki ver eline al ekmeğine geri dönsün, millet kendi aklını bir kenara bıraksın, tarihinin en kritik mücadelesini kaybetsin, tüm demokrasi, hak, özgürlük ve kalkınma iddialarını kaybetsin. Biz bu kifayetsiz muhtersilere her zamanki gibi çok beklersiniz diyoruz. Bu mankurtlara hadi oradan diyoruz.”

Biz büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engellemek için her yola başvuranlara kazanamayacaksınız diyoruz. Dün vesayete, darbecilere, para baronlarına karşı hangi mücadeleyi verdiysek bugün de faiz lobisine, üretim ve istihdam düşmanlarına karşı aynı mücadeleyi veriyoruz. İnşallah bu yoldan da geri dönmeyeceğiz.”

Biz milletimizin asil bireylerini döviz kurundaki yükseliş ve fiyatlardaki artış gibi hususların yol açtığı belirsizlikler karşısında yaşadıkları samimi endişeyi anlıyoruz. Ülkede yatırım, istihdam, üretim ve ihraca tarafındaki olumlu gelişmeleri takip ederken, kur ve fiyat artışından kaynaklanan olumsuzlukları dikkatle izliyoruz.

Kurla ilgili beklentinin rakamın seviyesi değil istikrarın sağlanması noktasında olduğunun farkındayız. Her ne kadar önemli bir kısmı küresel dalgalanmalar kaynaklı olsa da çarşı pazardaki kimi ürünlerde yaşanan fahiş fiyat artışlarının çoğunun mantıklı bir izahının olmadığını da görüyoruz.”

Bu zincirleme fiyat artışlarının zehirlediği iklimin bir an önce temizlenmesi gerektiğini biliyoruz. Bu tablo küresel ekonomisindeki değişimin birlikte gerçekleştiği bir dönemden geçiyor olmamızdan kaynaklanıyor. Biliyorsunuz Türkiye, pek çok gelişmekte olan ülkenin yerinde saymasına neden olan yüksek faiz üzerine kurulu para politikasını artık terk etti.

Bunun yerine yatırımı, istihdamı esas alan büyüme stratejisine ve ona uygun adımlara geçmiş bulunuyoruz. Salgın döneminde Çin’le Avrupa arasındaki en önemli üretim merkezi olan ülkemizin neredeyse dünyada büyümesini sürdüren yegane ekonomi haline gelmesini bu değişime borçluyuz.

“EKONOMİ BEŞTEN BÜYÜKTÜR”

Nitekim dün 2021’in üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 7,4 olarak açıklandı. Bu büyüme oranıyla G-20 içinde ilk sırada yer alıyoruz.

Milli gelirimize gelince bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.8 arttı. Türkiye, hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlemektedir. Ülkemizin ihracatı sadece rakam olarak değil yapısal olarak da güçlü bir konuma yükseliyor. Üretimimizi bir yılda iki katına çıkaracak sağlamlıkta bir altyapıya sahibiz. İnşallah 2021’i çift haneli büyüme ile kapatacak bir yere doğru gidiyoruz.

“Belki siyaseten en riskli ama ülkemiz için en doğru planı yaptık”

Belki siyaseten en riskli ama ülkemiz için en doğru planı yaptık, yapıyoruz.

Çıksın birisi siz faizi düşürerek yanlış yapıyorsunuz. Diyemez. Çünkü doğrusu bizim yaptığımızdır. Biz yanlış yolda ilerliyor olsaydık başkaları önümüzü keserdi.Tüm sektörlerden yeni yatırımlarla kesintisiz bir kapasite büyüme yarışındayız. Ülkemizi fırsatını bulduğunda kaçıp gidecek sıcak paranın cenneti yapmak yerine kalıcı yatırımların mücadelesini veriyoruz. Asıl zenginliğin ülkenin üretim gücüyle olduğunu biliyoruz. Faiz düştüğünde paradan para kazanan dışında kimsenin kaybı olmaz. Kur dediğin bugün artar, yarın düşer. Enflasyon dediğin bugün artar, yarın düşer. Ekonomide de dünya beşten büyüktür diyoruz.”

Çehov’un yaşadığı dönemin karmaşık, sosyal ve ekonomik düzenini anlattığı eserinde dediği gibi, ‘bizi çalışmak kurtarır’.

Kurdaki ve fiyatlardaki yükselişin makul sınırları aşan kısımları yeni politikayı engelleme girişimlerinin neticesidir. Birileri bu denklemi tersinden kurmaya çalışıyor. Ey Bay Kemal, siz otel odalarında IMF ile kulis atanlar değil misiniz? Biz sizin ne olduğunu biliyoruz. Bugün tüm büyük ekonomiler faizleri en alt seviyede tutarken enflasyonda ciddi yükselişle karşı karşıyalar. Türkiye gibi tarihi olarak yüksek enflasyona şerbetli bir ülkede yüzde 20 düzeyi kısa sürede çözülebilir bir sorunu ifade ediyor. Avrupa’da yüzde 4-5’ler, üretimde yüzde 30’lar büyük bir felaketin işaretidir. Küresel faiz lobilerinin çıkarlarını savunarak yerli, milli, vicdanlı ve ahlaklı olunmaz.”

Hits: 10

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil
Open chat
Haberin Adresi
Haberin Adresi
Haberin Adresi