FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 20 Mayıs 2021 44 Görüntüleme

İşte Sedat Peker’in ‘kırılma’ noktaları. kıyamet kopması lazımken, ülkede hiç bir şey olmuyor

Sedat Peker, bugün yayınladığı 6. video ile yeni açıklamalar yaptı. Peker, kendisi hakkında iki gelişmenin kırılma noktası olduğunu, fitili ilk ateşleyenin Michael Rubin’in “Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir” iddiası olduğunu söyledi. İkinci kırılma noktasının ise Elazığ’da gerçekleştirmeyi planladığı mitingin iptal edilmesi olduğunu belirtti.

Bazı kişilerin mesajlar yazarak, kendisine ‘akıl’ verdiğini belirten Sedat Peker, “Bu benim hikâyem. 1,5 senedir sıkıntıları ben yaşadım, o yüzden dolayı bana akıl vermeyin. O yüzden parça parça koparacağım, canları yakacağım” dedi.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker ‘Zaferin Büyüklüğü Mücadelenin Zorluğuyla Ölçülür’ başlığıyla 6. videoyu yayınlayarak, yeni açıklamalar yaptı. Peker’in masasında ise bu kez Yılmaz Özdil’in ‘Son Cüret’ isimli kitabı vardı.

“BİZE TUZAK KURDULAR”

Peker, kendisi hakkındaki gelişmeleri fitilini ise iki gelişmenin tetiklediğini öne sürerek, şunları söyledi:

“Fitilin ilk ateşlenmesi Michael Rubin adında Amerikalı bir yazarın, yazdığı yazıyla oldu. ‘Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında, Tayyip Erdoğan’a ihanet etmez’ dedi. ‘PanTürkizm görüşüne sahip bu kişi bu şekilde güçlenmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrası oraya simge birinin seçilmesini sağlar. Arka perdeden de ülkeyi o yönetir’ dedi. Buna inanan ruh hastaları oldu, işin kötü yanı bizim arkadaşlarımız da gururlandılar, ‘Artık seni dünyada insanlar daha iyi anlayacak, konumunu anlayacaklar’ dediler. Dedim ki, bu tuzak, bize tuzak kurdular. Tayyip Erdoğan sonrasına kimin planları varsa bizi mahvedecekler dedim. Bu yazıyı çeşitli yerlerde yayınladı, sonra birden yayınlanması kesildi, durduruldu. Herkesin okuması engellendi.

“ELAZIĞ’DA MİTİNG KONUSU İKİNCİ KIRILMA NOKTASI OLDU”

İkinci kırılma noktası; Elazığ’da şehit aileleri beni davet etti, miting yapacağız. Kasımpaşa’da binlerce kişinin katıldığı iftardayız, Mehmet Ağar bey beni aradı, hangi Mehmet, derin Memet… Bugün farkındaysanız yoklama (bazı isimleri anması) yapmadım, çünkü derin Memet ve arkadaşlarının ameliyat olduğunu öğrendim. O yüzden ameliyat olduğu için iyileşene kadar makara yapmayacağım. Müsaade ederseniz bir yoklama yapmak istiyorum. Süslü Sülüman ve saz arkadaşları orda mısınız?

Bir de konuk bir oyuncu alacağız, Demirören var, Yıldırım Demirören. Ancak ona da bir isim vereceğim çünkü o isme layık değil. Öyle bir isim böyle bir adam… Adana’da pamuğa pambık derler, bundan sonra buna pambık Ören diye sesleneceğim, anlayın ki bu… Pelikancılar hep kaytarıyorsunuz, farkındayım, sizin peşinizi bırakmam, bakın neler yaptınız… Ancak bu aralar süslü Sülüman ve arkadaşlarına taktığım için onlardan devam edeceğim.

Kasımpaşa Taksim’de çok bir iftar daveti var. Mehmet Ağar beni aradı, dedi ki derin Memet, ‘Elazığ mitingini iptal eder misin?’ Dedim ki ben oraya şehit aileleri çağırdı, nasıl iptal edeyim… Dedi ki aynı gün CHP’nin de mitingi var orda, devletten bilgi geldi, karışıklık çıkacak. Dedim ki şehit aileleri devlet başkanından bile önce gelir, gitmem lazım, seni sonra arayayım… Sonra bir daha aradı kendisi, ben oraya gitmezsem rezil olurum dedim. Orada en az 30 bin kişilik miting yaparım dedim. Ağar, ama ‘provoke çıkacak, çatışma falan…’ Konu netleşmeden telefonu kapattık.

Sonra bir baktım Elazığ gazetelerinde, ‘Sedat Peker mitingi iptal etti’ haberleri çıktı. Bunun üzerine, arkadaşlara hazırlanın, Elazığ’a mitinge gidiyoruz dedim. Sonra şu anda hükümetin içinde bakanlık yapan bir beyefendi, o zaman özel kalem müdürü, kendisi benim bir yakınımla görüşüyor, ‘Oraya gitmesin, karışıklık çıkacak’ dedi. Yine olmaz dedim. Sonra valilikten karar çıkardılar, ‘güvenlik’ gerekçesiyle miting iptal oldu. İkinci kırılma noktası bu oldu. Herhalde boyun eğmediğim için bizi kullanışsız gördüler. Dedim Memet, yanlış varsa söyle.

“PİS İŞLERİ KİM BİLECEK?”

Çakma gazetecileri unuttuğumu sanmasınlar. Bunlar diyorlar ki ‘Suç örgütünün liderine inanılır mı?’ Cami hocasının dediğine mi inanacaksın, bu işler pis iş, pis işleri kim bilir pislikler (Süleyman Soylu’nun kendisine pislik demesine atfen) bilir… Dünyadaki en büyük skandallar cami hocalarının ya da bir kilise papazının anlattıklarından mı ortaya çıktı? Benim söylediklerimi etkisiz hale getirmek için üretebildikleri en büyük hikaye bu…

 

“SUÇ ÖRGÜTÜ OLMADAN BÜYÜK SKANDALLAR ORTAYA ÇIKAR MI, CAMİ HOCASI MI ANLATACAK?”

Bana suç örgütü diyen herkes utanacak, o suç örgütünü de anlatacağım ama ben 40 yaşından küçüklere anlatacağım, büyükler gelirse onlar misafir. Suç örgütü olmadan dünyada büyük skandallar ortaya çıkar mı ya da devletin içinden bir adam olmadan, cami hocası mı anlatacak skandal olacak bu işleri… Çakma gazeteciler siz ne verirlerse onu diyorsunuz, siz hediye, prim peşindesiniz, şerefiniz maaşınız kadar.

Ben cezaevindeyken Fetullahçılar annemin cenazesine katılmama izin vermedi, herkese tanınan hakkı bana tanımadılar, üstelik bilirler; herkes babasının oğludur, ben annemin oğluyum…

“CUMHURBAŞKANI’NA GİDEN İŞADAMLARI ÜÇ ARAMADAN GEÇİYOR, BİLDİĞİN HIRSIZ MUAMELESİ…”

Bizim böyle çok şanlı, basında tanıdığımız büyük işadamları var ya, sayın cumhurbaşkanımızın yanına gidince güvenlik amacıyla üç tane aramadan geçiyor. Ordaki görevli kardeşlerim anlattı; Poliste hırsızlara yapılan muamele vardır, ‘saatini çıkar, şununu çıkar bununu çıkar’ diye, bunlara saatini çıkar, oyunu çıkar, buyunu çıkar, bildiğin hırsız muamelesi yapıyorlar. Gerçi polis biliyor, bunlar da hırsız, bir ihale kapayım diye, ve öyle gurursuzlar ki… Bir tek Turgay Ciner, o demiş ‘Noluyor arkadaşlar, nedir bu demiş…’ Ben bunlara yalı çetesi diyorum, onlar para için her şeyini, onurunu gururunu satan adamlar, o kadar paranız var, hırsız muamelesi yapılıyor size yine gidiyorsunuz… Bir çıkar demez mi, Cumhurbaşkanına ‘bize kapıda böyle böyle yapıyorlar’ diye. Tabi 300 milyon dolar, 500 milyon dolar, 1 milyar dolar ihale, ondan sonra onu çıkar üstünden, bunu çıkar… Onlar işadamı ben organize suç örgütü lideri ondan sonra… Soydunuz devleti tarihin her döneminde.

“SİZİN GAZETENİZİ BEN BASTIRDIM”

Gazeteciler diyor ya, ‘organize suç örgütünün dediğinden bişey mi olur?’ Tamam, ben yaptırdığımı anlatacağım, ispatlarıyla anlatacağım, delilleriyle. Hürriyet gazetesindekilerden, pambık Demirören ekibi dinliyor musunuz? Şatafatlı gazeteciler, ünvanlı gazeteciler, sizin gazetenizi ben bastırdım. Bak suç ikrarı yapıyorum. Hürriyet’i bastırmadan önce gelen milletvekilinin telefon sinyallerine de bakın, ismini söylemeyeyim ayıp olur, bakabilirsiniz. ‘Bizim gençlik kollarından bir takım arkadaşlar gidecek, ama onlar profesyonel değil, sen böyle arkada’ dedi milletvekili, tamam dedim, ben gönderdim.  Savcılar alın size ağır delil, ikrar; Milletvekili rica etti, ben de yaptırdım. Milletvekili rica etti böyle böyle diye…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun oğlu Engin Soylu hakkında peker şu iddialarda bulundu:

Kuşçu başı eşrefleri bilir misin Sülü, doktor Bahattin Şakir’leri bilir misin? Gel hepsinin  hayatını sana aylarca anlatayım. Zenci Musa’nın da. Dava adamı. Hey gidi Sülü hey neler yapmayacağız. Şimdi bu 613 kişiye dinleme kararı almış bu arkadaşlar bir organizasyon. Ancak hem kendisi hem yardımcısı söylediğim şeylerle ilgili danışmanı hep FETÖ kelimesi geçiriyor. Bak yapmayın. Samimi söylüyorum. Devlet aklı ve devlet namusu devletin sahip olduğu iki şeydir. Devletin namusunu yaraladınız ama devletin aklını yaralarsanız mahvoluruz”

“Youtube’u izlemeye başladım, adamlar öyle etkili ki ben bile izlemeye başladım, ne diyor diye. Ve sizin basın değil adamlar oradan belirliyor gündem. İnan! İnsanların kafasında FETÖ sorgulamalarını yüzde 50’ye getirdiler şaibeli bunlar diye, bir iş var, hile var diye. İnan! Yapma büyük hata. Bana Sedat Peker terör örgütü diye dava açın. Cezadan korkan senin gibi olsun. Ama FETÖ ile yaptığınız… Lan insanlar diyecek bu adam bunların en nefret ettiği adam. Lan bu adama bunca zulüm ettiler, annesinin cenazesine gitmesine izin vermediler. Lan insanlar bu sefer bu yargılananların hepsi sahte diyecek. Aptallık yapma. Doğru Resul Holoğlu var, organizeden sorumlu emniyet genel müdür yardımcısı. Senin özel operasyon adamın”

“Geldik bir daha Sülü. Aslan Sülü.  Yav bu dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu diye bir operasyon yaptın ya 1.5 sene falan önce gazetelerde herkesi inandırdınız lüks arabalarını falan gösterip. Lan dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonunda yarım kilo uyuşturucu olmaz mı. Nerede bu uyuşturucu. Allah aşkına dinleyin sayın savcılar delilleriyle anlatacağım. O operasyonda Nevzat Kaya diye şahıs var. Yeniköy Motors’un sahibi operasyondan 10 gün öncesine kadar kendi bindiği arabada Süleyman Soylu’nun oğlunun ihtisaslı plakası var. Yani Emniyet’ten oradan buradan geçer. Yani İçişleri Bakanı’nın ailesine ait görünüyor plaka. Durdurulmaz. Ayrıcalık da benim gibi. Ben de öyle ayrıcalıklıydım. Şimdi küstüm benim ayrıcalıklarımı  aldılar ellerimden. Küstüm ben onlara.”

Hits: 16

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.