FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 14 Mayıs 2021 54 Görüntüleme

Kavga büyüyor: “Uyuşturucunun beynini yok ettiği müptezel…”

Sedat Peker 4. videosunda Bakan Soylu’yu hedef aldı. Soylu Peker’e cevap verirken Mehmet Ağar’ın da sözlerine tepki gösterdi. Soylu’nun tepkisinin ardından Ağar özür diledi.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası çektiği videoların dördüncüsünde  “Koruma polisimi sen vermedin mi Süleyman Soylu; temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya, bir gün önce robot hesaplardan tweetler hazırlandı” diye konuştu. Peker konuşmasında, “Allah mısınız siz? Pelikancısı, Ağarcısı, Süleymancısı… Nedir ulan? Sarmışsınız Tayyip abinin çevresini, dünyayla bağlantısını kesmişsiniz. ‘Ülke böyle büyüyor ülke şöyle büyüyor’, insanlar intihar ediyor. Sen bakan değil misin? Onlarla ilgilensene. Senin görevin gazeteciye, parti başkanına, ona buna… Eşkiya mısın sen? Millet kuru soğana muhtaç oldu” ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bir açıklama yaparak, “Aylardır bu senaryonun bu noktaya geleceğini bekliyordum. Birilerinin elinde operasyon elemanı olan mafya pisliği…” dedi ve “Kullandığı uyuşturucunun beynini yok ettiği müptezel operasyon elemanına sesleniyorum” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEYİ ANLATACAĞIM”

Yayınladığı videoların ardından, İçişleri Bakanlığı’nın “İftira ve ithamları, güvenlik güçlerimiz ve devletimiz üzerine yeni bir organize suç faaliyeti olarak değerlendirilmektedir” açıklamasında bulunduğu Sedat Peker, “Her şeyi anlatacağım” dediği video serisinin dördüncü videosunu yayınladı.

Peker, çektiği videoda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında birtakım iddialarda bulunarak,  “Süleyman Soylu, sen ‘Sedat Peker’e dosya hazırlıyorlar, tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim’ demedin mi; koruma polisimi sen vermedin mi? Temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya, bir gün önce robot hesaplardan tweetler hazırlandı!” dedi.

“NAMUSLUCA KONUŞACAĞIZ”

Sedat Peker, “Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, temiz Süleyman, aslan Süleyman… Benimle ilgili bir tweet atmış ‘Pislik, mafya’ demiş. Ondan önce ‘Suç örgütü’ demişti. Bugün size temiz Süleyman’ı anlatacağım” sözlerinin ardından şu iddialarda bulundu:

“Bizim temiz Süleyman var, Sayın İçişleri Bakanımız. Bir arkadaş aradı dedi ki, “Süleyman Bey’in üzerine çok geliyorlar, bir şeyler söyleyecek, arkadaş kusura bakmasın.” Bizim temiz Süleyman bir tweet attı, “Suç örgütü liderini takipteyiz” tamam. Millet buna biraz daha saldırınca ertesi gün “Pislik, mafya lideri” dedi. Şimdi namusluca konuşacağız. İnsanın yalan söyleyip söylemediği her şeyinden belli oluyor. Ben zaten delilleriyle anlatacağım

BERAT ALBAYRAK İDDİASI

Namus sahibiysen konuş ya, Berat Bey’e sen beni düşman etmedin mi? Akrabam Reşat Hacıfazlıoğlu, senin bütün organizasyonlarını yapan. Ya sen değil miydin DYP’nin başına ulaşmak için, seni kongrelere almıyorlardı, yanında kim var bakın, benim arkadaşlarım, akrabalarım. Onlar senin yanında değil miydi? Benim akrabam gelip “Reis’in kulağına bir şeyler geliyor, İstanbul’da sorunlar var” dediğinde, “İstanbul’u ben yönetmiyorum, Berat yönetiyor” dedin mi, demedin mi? “O yaptırıyor her şeyi” dedin mi demedin mi? “Sedat Peker’in akrabası, bir cenazedeyiz, telefon sinyalleri var, cenazede görüştük, sen demedin mi “Sedat Peker’e dosya hazırlıyorlar. Ben tehlikeli bir durum olursa haber vereceğim” demedin mi? Senin bu dünyada hep yıldızın parlak olacak.

KORUMA POLİSİ HATIRLATMASI

Hadi Özışık, şerefli adam. Ben yurtdışına çıkmışım artık, sen diyorsun ya “İş adamı olduğunu söyleyip sonra suç faaliyetleri olduğunu tespit ettik.” Ben ne zaman çıktım, 1 buçuk sene oldu. Dosya ne zaman hazırlanıyor, üç senedir. Bu dediğim olay ne zaman oldu, taş çatlasın 5 ay. Sen demedin mi ona “Ben severim” diye.

O sana şöyle dedi, “bu Sedat Peker’le ilgili çok şey konuşuluyor, bunlar bir şeyler yapıyor olabilirler.” Sen “Ben onu severim” demedin mi? Bu kadar kısa sürede ne değişti? Benim koruma polisimi sen vermedin mi? Sen uzatmadın mı ondan sonraki sene de?

Bizi temiz Süleyman’ın istifa olayı var ya. Bir gün evvel robot hesaplardan tweetler hazırladı, o bir milyon 300 bin tweet var ya. Sen de biliyorsun, benim kardeşim gibi o çocukların hepsi, benim destek olduğun haber portalları da sana destek oldular.

“O DOSTLARDAN ÖZÜR DİLERİM

Bir önceki videomda Barış Akademisyenleri ile ilgili, içlerinden “Biz bu yazıya teröre destek olmak amacıyla imza atmadık” diyen olursa onlardan özür dileyeceğim dedim. Kötü bir hayvanlık yaptık. O dostlardan özür dilerim.”

“Bazı arkadaşlar birkaç soru sormuşlardı. “Madem bunları biliyordun, neden daha önce anlatmadın?” diyorlar. Ben size Mesih olduğumu mu söyledim? Benim kendi meselem var. Kurtarıcılık gibi bir meselem yok. Bana diyorlar ki, “Pazarlık yapmak için bunları söylüyor.” Bence siz analistliği bırakın.”

HAKAN ÇALIŞKAN’IN İNTİHARI

“Silivri Emniyet müdürü temiz, genç bir arkadaş. Emniyet Müdürü arkadaşları onun neden intihar ettiğini biliyorlar, neden söylemiyorlar? Temiz Süleyman’a da soracağız bunu. Söylemediler çünkü söyleseler inanmayacaklardı, cezaevine atacaklardı, en iyi ihtimalle sürgüne yollayacaklardı. Demek şartlar uygun olmayabiliyor. Benim meselem şeref, namus meselesi.”

“BİR KERE SABIKAM VAR”

Bayrampaşa Cezaevi’nde sol görüşlülerin koğuşunda Küba Devrimi’nin liderlerinden Che Guevera’yı anlattığını belirtirken “Savaşçılar namuslu adam olurlar. O adamı öldürdüler, onsan sonra da adını yazdıkları tişörtlerden falan her sene 8-10 milyar dolar kazandılar. Kapitalizm işte böyle bir şey. Ulan çakma solcular sizin namusunuz nerede” diyen Peker, şöyle devam etti:”Ulan siz benim anama küfrettiniz. Akademisyenlerle ilgili söylediklerimin üstünü kapatıp altını verip, genç çocukları tahrik edip bana küfür ettirdiniz, kızlarıma küfür ettiniz. Ulan sahte olduğunu herkesin bildiği raporu yayınlayıp ‘eşcinsellikten askere gitmemiş’ dediniz. Ulan bedelli raporum orada. Çakmasınız oğlum siz, çakma. Ulan ben solcu babanın elinde büyüdüm. Annem cami hocasının kızı, radikal sünni, babam öyle değil. Ulan ben böyle bir evde büyüdüm. Babam orjinal solcuydu, ama çok okuyordu. Ben çocukken sol kitapların içinde büyüdüm. Solcuların roman serisi olan Pardayanlar var, ben onu okuduğumda 12 yaşındaydım.”

BAKAN SOYLU’DAN YANIT: MÜPTEZEL

Bu sözlerin ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da bir açıklama yaparak, “Aylardır bu senaryonun bu noktaya geleceğini bekliyordum. Birilerinin elinde operasyon elemanı olan mafya pisliği…” dedi ve “Kullandığı uyuşturucunun beynini yok ettiği müptezel operasyon elemanına sesleniyorum” ifadelerini kullandı.  Soylu, Peker’in iddialarına, “Hayatının bir noktasında benimle temasın var ve bu ispatlanırsa Aziz milletimizin gözü önünde idam dahil her türlü cezaya, aşağılanmaya razıyım” diyerek yanıt verdi.

Bakan Soylu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, aylardır bu senaryonun bu noktaya geleceğini beklediğini öne sürdü.

Soylu, “Birilerinin elinde operasyon elemanı olan mafya pisliği, yıllarca bu ülkede tehdit ve şantajla pek çok insanın canını acıttı. Devlet ve millet gibi kutsal kavramların ardına sığınarak kan emici oldu, her türlü pisliğe bulaştı. Türkiye, tam da bunlar gibi pespayelerle mücadele ederek temizleniyor ve yükseliyor. Kullandığı uyuşturucunun beynini yok ettiği, müptezel operasyon elemanına sesleniyorum: İddianı, iftiranı, her şeyin açığa çıkması için yargıya taşıyorum. Ben adalete teslimim. Sen de operasyon faresi gibi kaçma, ülkene gel adalete teslim ol” dedi.

‘EN BAŞARILI OLDUĞUMUZ ALAN’

Soylu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette ki cesaret aldığın bir yerler vardır. Tüm iftira ve ithamlarına mal bulmuş mağribi gibi sarılan ve şereflice siyaset malzemesi haline getiren nasıl olsa Kemal Kılıçdaroğlu gibi ağabeyin var, nasıl olsa Meral Akşener gibi ablan var, nasıl olsa Ali Babacan gibi kardeşin var, nasıl olsa  Ahmet Davutoğlu gibi hocan var, nasıl olsa Birgün gibi gazeten var, nasıl olsa Cumhuriyet gibi gazeten var, nasıl olsa Sözcü gibi yayın organın var, nasıl olsa FETÖ’nün sosyal medya ağı var, nasıl olsa HDPKK’nın tam desteği var, nasıl olsa bu tiyatroya günlerdir aval aval bakan, her şeye konuşup laf söyleyen; ama hala Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını anlamayan, şimdi susan ödlekler var. Hükümetlerimiz ve partimiz terörden uyuşturucuya kadar pek çok suç kaynağında Cumhuriyet tarihimizin en başarılı sonuçlarını üretti. Ancak, başından itibaren en başarılı olduğu alan, mafyadan bu ülkeyi ve milleti kurtarmaktır. Onun için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarım; mafya pisliklerine ve onların pis oyunlarına müsaade etmediği için.

‘MAFYAYA HAYAT HAKKI TANIMADIK’

Peker’in iddialarına cevap veren Soylu şunları ifade etti:

“İddiana, iftirana gelince; senin gibi kalleşlerle ve müptezellerle yüzleşe yüzleşe Türkiye bu noktaya geldi. Üzerime düşeni alıyor ve yüzleşiyorum. İstanbul ve Bursa mahkemelerinde iki dosyan var. İstanbul’daki dosyanın başlangıcını bilmiyorum. Ancak dosyanın yeniden hareketlenmesi ve operasyona dönmesinde bizatihi katkım var. Bursa’daki dosya ise bir kişinin şahsıma şikayeti ile baştan sona benim takibim. Hayatının bir noktasında benimle temasın var ve bu ispatlanırsa aziz milletimizin gözü önünde idam dahil her türlü cezaya, aşağılanmaya razıyım. Bayram günü bu müptezellikle kendilerini meşgul ettiğim için aziz milletim beni bağışlasın. Çünkü beni tanıyanlar ve birlikte çalışanlar bilir ki mafyadan nefret ederim. 5 yıla yakın İçişleri Bakanlığı dönemimde mesai arkadaşlarıma bu konuda hangi talimatları verdiğim, nasıl tavizsiz olduğum, yerel, bölgesel ve ulusal yüzlerce çetenin çökertilmesi sonucu ile açıktır. Allah’a hamdolsun mafyaya hayat hakkı tanımadık. Böyle bir ihmali, devletime ve milletime ihanet sayarım. Bedeli ne olursa olsun terörle uyuşturucu ile organize suç çeteleri ile ve tüm suç unsurları ile mücadelemiz kökünü kazıyana kadar devam edecektir.”

AĞAR’A İLK YANIT: ESKİ TÜRKİYE DEĞİL

Bakan Soylu, Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e açıklamalarda bulunan eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar‘a da ilk kez yanıt verdi. Soylu, “not” ifadesiyle paylaştığı bölümde şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreçte “belki dil sürçmesidir” diye hala tekzibini beklediğim cümle. Biz olmasa idik oraya mafya çökecekti cümlesidir. İnşallah saygısız gazetecinin çarpıtmasıdır. Benim devletim Libya’ya ve Karabağ’a çökülmesine fırsat vermedi. Kıytırık bir marinaya mafya bozuntularının çökmesine fırsat vermez. Türkiye eski Türkiye değil.”

AĞAR’DAN CEVAP GELDİ

Bakan Soylu’nun tepki gösterdiği Mehmet Ağar “Biz olmasak Marina’ya mafya çökerdi” sözü için geri adım attı. Sözcü TV yayınına katılan Ağar’ın mesajı şöyle:

“Bütün eleştirilere hak veriyorum. Olayın kızgınlığından bir sürçi lisan söz konusu. Emniyet mensupları çok değerli arkadaşlarımız. Bizim zamanımızda da çok daha düşük rütbelerde çok başarılı görevleriş yapıyorlardı. 

Bugün Türkiye’de organize suç örgütlerine göz asçtırmıyorlar. Benim bu tabiri kullanmam fevkalede yanlıştır.

Bütün meslektaşlarımı incittiğimi düşünüyorum bundan dolayı kalbi olarak özür diliyorum. 

Özellikle sayın içişleri bakanı gerçekten çok takdirle kendisini takip ediyorum. Fevkalede başarılı bir görev sürecini devam ettiriyor. 

Saygı beyi de aradım. Bir haber namusu olan bir gazeteci, bu konuyu da uygun şekilde aktardı. Buradaki kusur da benim. Bütün meslektaşlarımdan özür diliyorum.”

AĞAR NE DEMİŞTİ?

Peker çektiği videolarda Ağar’a yönelik bir dizi iddiayı gündeme getirmiş ve Bodrum Yalıkavak’ta yer alan marinaya ‘çökmek’le suçlamıştı.

Ağar’ın ise iddialara cevap verirken kullandığı “Bizi buradan uzaklaştırınca yapılacak olan da belli: Buraya mafya çökecek. Bugün eğer mafya buraya giremiyorsa bizim burada olmamızdandır” ifadeleri tartışma yaratmıştı.

CHP’DEN SERT TEPKİ

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Peker’e karşı Soylu’nun paylaştığı mesajda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı hedef almasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi.

Özkoç, Soylu’nun açıklamasını alıntılayarak şu mesajı paylaştı:

“Senin muhatabın yarattığın mafyalardır. Şimdi onlarla savaşıyorsun. Siyasetin saygın isimlerinden bahsederken ağzını yıka. Sen Genel Başkanı olduğun partiyi bırakıp, makam uğruna başkalarına biat ettin. Bir kere devletinin yanında ol, makamı bırak, çık topluma gerçekleri açıkla!”

KÜLLİYE DE KATILDI

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Peker’e cevap veren Soylu’nun açıklamamasını paylaştı. Kalın’ın mesajı şöyle:

”İçişleri bakanımız Süleyman Soylu meseleyi açıkça ortaya koyarken muhalefetin küçük siyasi hesaplarla ve mafyatik bir şahsın hezeyanlarından medet umarak iftira ve tezviratta bulunması muhalefet adına ne hazin bir durumdur. Umarım bu yaptıklarından hicap duyarlar.”

AKP’DEN AÇIKLAMA GELDİ

Tartışmaya katılan AKP sözcüsü Ömer Çelik’in ise muhalafete yüklendi. Çelik’in açıklaması ise şöyle:

“İllegal/mafyatik kişiliklerin tezviratlarını esas kabul ederek İçişleri Bakanımıza, Bakanlarımıza, Kabinemize, Ak Partimize ve siyaset arkadaşlarımıza saldıran muhalefet siyasetçileri sadece kendilerine kişiliksiz notlar veriyorlar. Suç örgütü mensubu şahısların hezeyanlarının peşine düşerek siyaset arkadaşlarımızı hedef alanlar aslında kendi referanslarının suç örgütü mensupları olduğunu itiraf etmekten başka birşey yapmıyorlar. Muhalefetin siyasi demeç verirken kendisini suç örgütü mensubu bir şahsın ifadelerinden beslenmek zorunda hissetmesi, siyasetin en temel ilkesinden ahlaki bir sapmadır. Terör örgütü üyelerinin iddialarının bir suç örgütü üyesi tarafından dillendirildikten sonra siyaset gündemine taşınması, bir siyasi aracılık örneğidir ve nasıl bir kurgunun ürünü olduğu milletimizin ferasetinden kaçmamaktadır. Elinde belge bilgi olan hemen mahkemeye gitsin. Elindeki malzeme sadece illegal/mafyatik tiplerin tezviratları olanlar, bunları kullanarak siyaset yapmıyorlar, sadece kendilerini kullandırıyorlar. İllegal odakların sözlerini esas alarak arkadaşlarımıza siyasi saldırıda bulunanlar, illegal odakların iftiralarını referans kabul ettiklerini beyan etmiş oluyorlar. Siyasetçinin bu hale düşmesi vahimdir. Bu şekilde davrananların yarın öbür gün kendileri hakkında illegal/suç örgütü mensubu kişiliklerin söyleyeceği herşeyin doğru kabul edileceği bir ortama imza attıkları açıktır. Rakibine gayrı meşru odakların iftiralarıyla saldıranlar, gayrı meşru odakların kendileri hakkında söyleyeceği herşeyi şimdiden doğru kabul etmiştir. Bu siyaset  tarzı utanılması gereken bir siyaset tarzıdır. İçişleri Bakanımızı, kabinemizi ve partimizi bir suç örgütü üyesinin laflarıyla hedef alanları şiddetle  kınıyoruz. Suç örgütü üyelerini siyaset ve muhalefet yapmanın referansı kabul edenleri kınıyoruz.”

ÖZTÜRK’Ü DE HEDEF ALDI

Bakan Soylu‘nun, Ağar’la röportaj yapan Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk‘ü de “saygısız gazeteci” ifadeleriyle hedef alması dikkat çekti. Soylu, 2020 Haziran ayında Trabzon’da AK Partili vekilin eşinin kamudaki hızlı yükselişi iddialarını gündeme getiren Saygı Öztürk’e “Namussuz” diyerek hakaret etmişti. Soylu20 Eylül 2020’de de Sel felaketinin ardından Giresun’daki bürokrat atamalarını eleştiren Saygı Öztürk için bu sefer “Bundan sonra Bakanlığımızın alacağı tüm kararları da onayınızı almak için gazetenizdeki adresinize göndereceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Soylu’nun “Namuzsuz” diyerek tepki gösterdiği gazeteci Saygı Öztürk, 19 Haziran 2020’de katıldığı canlı yayında “Ülkem adına üzülüyorum. Her şeyimiz açık her şeyimiz şeffaf. Çok üzüldüm” diyerek gözyaşlarını tutamamıştı.

KORUMA POLİSİNİN BELGESİ

CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi (PM) Üyesi Ali Mahir Başarır da, Sedat Peker’e 2015’te “Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” üyesi 1128 akademisyene yönelik söylediği, ‘Oluk oluk kan akıtacağız’ sözlerinden sonra koruma polisi verildiği iddialarına ilişkin emniyet yazısını paylaştı.

AKP iktidarında şiddet gören kadınların değil mafya liderlerinin korunduğunu belirten CHP’li Başarır, “’Elinde belge olan hemen mahkemeye versin’ diyen Ömer Çelik’e soruyorum; Bu kadar yozlaşmış düzenin içinde, hangi tarafsız mahkemeye, hangi tarafsız savcıya başvuralım! İşte size İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nün itiraf gibi resmi açıklaması!” dedi.

NİKAH ŞAHİDİ ÇIKTI

Süleyman Soylu, Sedat Peker’in “akrabam” diye bahsettiği Reşat Akif Fazlıoğlu’nun nikah şahidi çıktı. Soylu, söz konusu iddiayı “Yalan söylüyor” diyerek reddetmişti.

Peker’in en çarpıcı iddialarından birisi, bir cenazede Soylu’nun, Peker’in akrabası Reşat Akif Fazlıoğlu’na “Ben İstanbul’a karışamıyorum” dediği üzerineydi. Peker sadece bununla da kalmayıp Raşat Akif Fazlıoğlu ve Süleyman Soylu’nun telefon sinyallerinin incelenmesini ve böylelikle gerçeğin ortaya çıkacağını söyledi. Tüm iddiaları yalanlayan Soylu ise Peker’in yalan söylediğini ileri sürdü.

Aykırı sitesinin aktardığına göre, Süleyman Soylu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğu dönemde, 3 Nisan 2016 tarihin Reşat Akif Fazlıoğlu’nun yeğeni Hakan Fazlıoğlu’nun Gaziosmanpaşa’da kıyılan nikahının şahitliğini yaptığı yerel medyada yayımlanan bir haber sayesinde öğrenildi.

Peker’in yayımladığı videoda, Silivri İlçe Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın intihar etmeden önce bir gözaltı vakası yaşandığını, gözaltına alınan kişinin de Gaziosmanpaşalı olduğunu söylemişti.

Fazlıoğlu’nun Facebook hesabındaki kapak fotoğrafının nikah töreninden Süleyman Soylu ile yan yana olduğu bir kare olması dikkat çekti.

 

Hits: 29

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.