FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Gündem 10 Mayıs 2021 69 Görüntüleme

Saygı Öztürk, Sedat Peker ile görüşmesini anlattı

SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş’ın canlı yayın konuğu olan SÖZCÜ yazarları Saygı Öztürk ve Aytunç Erkin, organize suç örgütü liderlerinden Sedat Peker’in videolu mesajlarının şifrelerini Youtube yayınında değerlendirdi.

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“DEMEK Kİ DEVLET BU OLAYLARA GÖZ YUMUYOR”

“İnsanların devlete olan güvenleri azalmaya başlıyor. Neden? Demek ki devlet bu olaylara göz yumuyor. Bir genç kız öldürülmüş veya intihar etmiş veya bir iş adamının malının üzerine çökülmüş; bunlar eğer doğruysa, aydınlatılmasını vatandaşlarımız beklemektedir. Eğer doğru değilse bu olaylarla ilgili bu konuları gündeme getiren kişilerin, gerçekleri çarptırarak, bir yerde devleti, bir yerde kişileri zan altında bırakması gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bunların hakikaten ortaya çıkartılması lazım.

“OLAYLARIN BU HALE GELMESİNİN SORUMLUSU KİM DERSENİZ…”

Olayların bu hale gelmesinin sorumlusu da kim derseniz; emniyet içerisinde kirli polisler vardır, yargının içerisinde kirli savcılar, kirli hakimler vardır, siyaset ayağında bunlarla ilişkili insanlar vardır. Bu kişilerin geçmiş dönemde yaptıkları açıklamalara, emniyette verdikleri ifadelere bakarsanız kimlerle tanıştıkları, hangi siyasetçilerle, hangi emniyetçilerle beraber hareket ettiklerine ilişkin çok sayıda bilgiye ulaşırsınız.

“İFADELERİ OKUNDUĞU ZAMAN İLİŞKİLER ORTAYA ÇIKIYOR”

Mesela 2000’li yılların başında gözaltına alındığı zaman oradaki ifadeleri okuduğumuz zaman Sedat Peker’in kimlerle ilişkisi olduğu; hangi emniyetçiler, hangi siyasetçilerle ilişkileri olduğu, ne kadar ilişkilerin bağı olduğu da ortaya çıkıyor. Kendilerinin de gizlediği bir durum değil. Şu anlaşılıyor ki, organize suç örgütleriyle yeteri kadar mücadele edilmiyor. Edilmediği için de, zaman zaman da kullanıldığı için de bunların önemli bir güç haline geldiği gibi de bir sonuçla karşı karşıya oluyoruz.

“KABADAYILAR, SİYASETE YÖN VERMEYE ÇALIŞAN KİŞİLER OLDU”

İnsanların silahlandırılmaya çağrılması, mitingler yapılması, bazı devrelerin tehdit edilmesi… Bunlar gerçekten son dönemlerde organize suç örgütlerinin yaptıkları konular. Demek ki ülkemizde organize suç örgütleri yapısı ile, geçmişte bildiğimiz ‘kabadayılar’ veya ‘babalar’ tamamen değişmiş durumda. Bugün baktığımız zaman eski ‘babalar’ diye bildiğimiz kabadayılar, bulundukları yörede insanlara yardımcı olan kişiler yok. Onların yerine daha çok siyasete yön vermeye çalışan ya da ticarette birtakım olaylara yön vermeye çalışan kişiler oluyor.

“İŞ ÇEVRELERİ BUNLARDAN GÜÇ ALIR HALE GELMİŞ”

Bakıyorsunuz banka almaya çalışıyorlar, özellikle büyük ihalelerde üstelik de tanınan bilinen holding sahipleriyle bile bu ihalelerin paylaşımı konusunda anlaşmalar yapar noktaya ulaşmışlardır. Demek ki birtakım yollar verilmiş ve bu yol verildiği için lideri güç kazanan hal almış ve iş çevreleri de bildikleri için bunların bu gücünü, daha çok bunlardan destek ister hale gelmişlerdir.

“’TUTUKLANMAM İÇİN BİRTAKIM YOLLARA BAŞVURULACAK’ DEMİŞTİ”

Sedat Peker olayında şöyle bir durum var: Kendisiyle ben daha önce konuştuğum için söylüyorum; Karadağ’a gideceği zaman kendisinin içinde bulunduğu uçağın havaalanında iki saat bilinçli olarak bekletildiğini ve kendisinin de yurt dışına çıkma nedenini şöyle açıklamıştı bana, ‘Türkiye’de şu anda benimle ilgili birtakım komplolar hazırlanıyor. Bunları boşa çıkartmak için yurtdışına gidiyorum. Gidiş sebebim de tamamen şu yatıyor, birtakım kişiler ayarlanıp aleyhimde sahte belgeler ürettirilip ifadeler verdirilmeye çalışılıyor. Benim tutuklanmam gibi birtakım yollara başvurulacak. Bu yüzden ben gidiyorum ve bunun da yakında ortaya çıkacağını ve belli bir zaman sonra da gelirim.’ ‘O zaman ne zaman?’ demiştim, ‘o belli değil, gelişmelere göre’ demişti.

“BUNLARIN ARAŞTIRILMAYA İHTİYACI VAR”

Son günlerin en önemli olayı, Mehmet Ağır konusu. Elazığ’da Kazak asıllı bir kızın intiharı ile ilgili konu gündeme geliyor. Bu tür olaylarda elimizde belge, bilgi olmadan ‘bu yüzden intihar etti’  falan gibi iddiada bulunmamız mümkün değil. Hep şöyle düşünürdüm: ‘Devletimiz yalan söylemez.’ Ben devletimin açıklamalarını hep doğru olarak kabul ederdim yakın bir döneme kadar. Ancak devletin birçok açıklamasının artık gerçeği yansıtmadığını görüyoruz. Elazığ’da bir arkadaşım ısrarla bu konunun Sedat Peker’in anlattığı biçimde olduğunu ifade ediyordu. Ben de o zaman savcılığa sordum, jandarmaya sordum. Ama sorduğun zaman olaylarla ilgili bir bağ kuramıyorsun, bağ kuramayınca bir yerde, ‘ne yapayım, ben olayı bu haliyle ortaya çıkartamam’ diyorsun. Dolayısıyla birçok olayda gazeteci olarak duysak, bilsek bile belgeleme imkanımız olmayan olayları yazmamız da mümkün değil. Ama devlete olan güveninizde bir azalma oluyor yaşanılan olaylar nedeniyle. Bir kişi ortaya böyle iddialar attığına göre bunların bir daha araştırılmasına ihtiyaç vardır.

“ERDOĞAN’I UYARIYOR”

Gazeteci Aytunç Erkin’in açıklamalarından satırbaşları ise şöyle:

“Sedat Peker’i bu açıklamalara iten ne? Birincisi şu: Bu açıklamalara mesafeli durmak zorundayız. Sonuçta bir organize suç örgütü iddiasıyla yargılanmış, cezalar almış, serbest bırakılmış bir isimden bahsediyoruz. Ne kadar doğru söylediğini ne kadar yalan söylediğini bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şu var: Kamuoyunda kulaktan kulağa fısıltıyla dolaşan birçok konuyu Sedat Peker anlatmaya başladı. Ve bir pazarlık halinde anlatmaya başlıyor. Birilerini hedef alıyor, Mehmet Ağar ismini veriyor, damat Berat Albayrak ismini veriyor veya bir medya grubunun ismini veriyor ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ayırıyor. ‘Sizi kuşatmışlar, bir tuzak kuruyorlar’ diye uyarıyor.

“BAŞSAVCILIK PEKER’E TAKİPSİZLİK VERDİ, BAŞBUĞ’A HAPİS İSTEMİYLE İDDİANAME HAZIRLIYOR””

Bu kadar rahatlığı nereden buluyor Sedat Peker? Çünkü Sedat Peker’e 2019 yılında açılan bir soruşturma var, bu soruşturmada ‘silahlanın’ çağrısı yapıyor Sedat Peker. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı veriyor. Ama biz neyi görüyoruz? Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’a takipsizlik kararı değil; tam tersi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanıyor. Türkiye’nin geldiği noktayı anlamak açısından görelim bunu. Bir sistem var, bu sistem şu anda çürümüş durumda. Bu mafya grupları zaten bu yolsuzluk, yoksulluk ekonomisi içinde güçlenen, palazlanan, insanların sığınmak zorunda kaldığı sisteme dönüşüyor.”

Hits: 24

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.